
“Hamilesiniz…” Tüm yaşantınız boyunca alabileceğiniz en güzel müjde bu olsa gerek. Öyle ya, sevginizin ortak meyvesi olan o minik bedeni nihayet mutlulukla bağrınıza basabileceksiniz…
Peki, ya bu cümleyi doktorunuzdan bir türlü duyamıyorsanız?
Üzülmeyin! Çünkü, günümüzde, modem tıp alanında yaşanan gelişmeler, infertilite yani kısırlık sorununa karşı size pek çok çözüm sunuyor. Bu yöntemlerden en sık başvurulanı, hiç kuşkusuz tüp bebek. Ancak, madalyonun öbür yüzünü de unutmayalım; tüp bebek gereksiz yere uygulandığında pek çok sorunu da beraberinde getiriyor! işte, bu sorunlardan yola çıkan uzmanlar, Antalya’da düzenlenen “5. Türk- Alman Jinekoloji Kongresi’nde” tüp bebek yöntemini tüm detaylarıyla ele aldılar.
Ülkemizde çiftlerin yaklaşık yüzde 15′i, “infertilite”, yani kısırlık sorunuyla savaşmak zorunda kalıyor. Günümüzde tıp alanında yaşanan gelişmeler sayesinde, bu çiftlerin yaklaşık yüzde 80′i, tedaviyi kesmedikleri takdirde çocuk sahibi olabiliyor. İnfertilite tedavisi çoğunlukla pahalı, uzun süreli ve sabır gerektiren bir süreci kapsıyor. Ancak ülkemizde bazı merkezlerde, kısırlık tedavisinde tüp bebek yöntemi tek çözüm gibi sunuluyor. Dolayısıyla diğer geleneksel yöntemlerle rahatlıkla çözülebilecek sorunlarda da “tüp bebek” uygulamasına başvuruluyor. Oysa bu yöntem tek çözüm olmadığı gibi, bir seferde maksimum yüzde 30 – 40 civarında hamilelik oranı sağlayabiliyor. Yani, çocuk sahibi olmakta zorlanan çiftlerin yaklaşık yüzde 60′ı, aslında tanısal metotlarla, öncül tedavilerle veya başka yöntemlerle sorunlarına çözüm bulabiliyor. Üstelik bu yöntemlerle çözüme tüp bebek uygulamalarından çok daha ekonomik rakamlarla ulaşılıyor.
Peki, o zaman infertilite sorunu yaşayan çiftlere tüp bebek yöntemi ne zaman uygulanmalı?
Çiftler kendileri için en doğru olan tedavi yöntemini nasıl seçmeli? İşte yanıtları…
Sorun ve çözümü sorgulanmalı
Günümüzde çocuk sahibi olamayan çiftlerin önemli bir kısmı, maalesef kısırlığa yol açan sorunun ne olduğu hakkında yeterli bir bilgiye sahip olamıyor. Bu eksiklik, çoğunlukla, başvurulan tıbbi hizmet birimlerinde kendilerine yeterli zaman ayrılamaması ve sorunlarıyla ilgili açıklamaların yapamamasından kaynaklanıyor. Oysa, tüp bebek yönteminde başarılı sonuç alınabilmesi için yeterince araştırmadan, bilgilenmeden ve sorgulamadan tedaviye başlanmaması gerekiyor. Dolayısıyla çocuk sahibi olmak isteyen çiftler her şeyden önce tedavi
merkezin başarı oranını araştırmaları gerekiyor. Bu da ancak hasta, doktor ve hizmeti veren sağlık kuruluşu arasındaki güçlü işbirliğiyle gerçekleşebiliyor.
Her çifte özel tedavi!
Dikkat edilmesi gereken önemli bir noktada; çifte hangi tedavinin uygulanması gerektiği. Uzmanlara göre; infertilite tedavisinde istenilen sonuca ulaşabilmek için kısırlık sorunu olan her çift kendi özelliklerine göre değerlendirilmeli. Çünkü, bir çiftte son derece başarılı sonuçlar sağlayan yöntem, başka bir çiftte aynı etkiyi sağlayamıyor. Bu, tüp bebek yöntemi için de geçerliliğini koruyor. İşte, bu gerçekten hareket eden uzmanlar, günümüzde her çifte en uygun tanı ve tedavi yolunun bulunmasına yönelik çalışmalar yapıyor. Tedaviye başlamadan önce çiftin yaptırdığı tetkikler, kendilerine uygulanan yöntemler ve bunların kaliteleri, süreleri mutlaka göz önüne alınıyor. Bu değerlendirmelerin ardından çifte, tüp bebek yönteminin uygulanıp uygulanmayacağına karar veriliyor. Tedavi, kısırlık süresiyle, eşlerin aile yapısı ve aile içi ilişkileri, sosyal, ekonomik ve psikolojik faktörleri, diğer tedavilerden aldıkları sonuçlar, hatta yaşadıkları yerin tedavi merkezine uzaklığı göz önüne alınarak planlanıyor. Bu sayede tekrar aynı uygulamalara başvurulmuyor ve buna bağlı maddi, psikolojik kayıplar önleniyor.
Ne zaman tüp bebek?
Tüp bebek pahalı, çoğul veya dış gebelik, düşük gibi riskleri olan bir yöntem. Çiftler, çok çabuk vazgeçip tedaviyi yarım bırakabiliyor. Dolayısıyla tüp bebek tedavisine başlamadan önce uzmanların 2 soruya yanıt aramaları gerekiyor: Kendiliğinden oluşabilecek hamilelik için yeterli zaman tanınmış mı?
Etkinliği gösterilmiş, yan etkileri az, ekonomik olan geleneksel yöntemler uygulanabilir mi?
Doktorların, ancak bu sorulara verdikleri yanıtlardan sonra tüp bebek yöntemine karar vermeleri gerekiyor.
Yaş sınırlaması yok, ancak…
Peki, tüp bebek yöntemi hangi yaştakilere uygulanıyor?
Uzmanlar, bu sorumuza şöyle yanıt veriyor: Tüp bebek yönteminin uygulanmasında herhangi bir yaş sınırlaması getirilmiyor. Hamile kalmasını kesin olarak engelleyen ve gerek medikal gerekse cerrahi yöntemlerle düzeltilemeyen bir sorun söz konusu olduğunda kişinin genç ya da ileri yaşta olması dikkate alınmaksızın tüp bebek yöntemi uygulanıyor.
Bu sorunların neler olduğuna gelince…
Erkeklerde sperm kalitesinin düşük olması, sperm sayısının ciddi derecede az olması ya da hiç bulunmaması, tüp bebek yöntemine başvurma nedenleri arasında yer alıyor. Kadının her iki tüpünün tıkalı olması gibi kendiliğinden hamilelik oluşmasını engelleyecek durumda ya da nedeni izah edilemeyen infertilitede de yine tüp bebek yönteminden yararlanılıyor.
Tüp bebek tedavisinin şeklini ve zamanını belirleyen en önemli etkeni; yumurta sayısı azaldığı için kadının yaşı ve eşlerin tetkiklerinde ortaya çıkan sağlık sorunları oluşturuyor. Genç çiftler başvurduğunda, 35 yaş öncesi hamileliğin oluşumunu engelleyecek ciddi bir sorun yoksa, öncelikle diğer geleneksel yöntemlerin uygulanması gerekiyor. Yoksa çift, tüp bebek yöntemiyle gereksiz yere yıpranıyor ve ciddi oranda maddi kayıplara uğrayabiliyor. Bunun aksine, geç yaşta evlenen çiftlerin diğer yöntemlerden sonuç alamadıklarında, bu uygulamaları defalarca tekrar ederek zaman kaybetmeleri yerine, tüp bebek yöntemine geçiş yapmaları gerekiyor.