Erkek Kısırlığı Tedavisindeki Gelişmeler

Kısırlık sorunu yaşayan çiftler çocuk sahibi olabilmek İçin tedavideki tüm gelişmeleri umutla takip ediyorlar. Biz de, erkek kısırlığının tedavisindeki son gelişmeleri uzmanlara sorduk. Uzmanlarımız son yıllardaki gelişmeler sayesinde erkek infertillteslnde oldukça basit.

Modern yaşam kısırlığı etkiliyor mu?;

Çağımızda çevre kirliliğinin artması, stres, yoğun iş temposu, sigara tüketiminin artması gîbi faktörler sperm üretimini olumsuz yönde etkiliyor.

Kimler risk altında ?

Bazı meslek gruplarında sperm üretiminde yetersizlik olabiliyor. Özellikle yüksek ısı altında çalışan fırıncılar, kimya endüstrisi işçileri, nükleer santralde çalışanlar, plastik ve lastik yapımında görev yapanlar, yüksek sese maruz kalanlar, tarım ilaçlama ve üretiminde çalışanlar ve işi gereği sürekli oturmak zorunda kalan erkekler risk altındalar.

İlaçlar kısırlığa yol açıyor mu?

Bazı ilaçlar testisi olumsuz yönde etkileyerek kısırlığa neden oluyor uzmanlar göre. Bu ilaçların başında ise kanser tedavisi için kullanılan kemoterapi geliyor. Kemoterapi ilaçları sperm hücrelerini öldürüyor. Radyasyon tedavisi gören erkeklerde uygulama dozu yüksekse, spermlerde hücre hasarı meydana geliyor. Bunların yanı sıra, mide ülseri tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da sperm sayasını düşürüyor erkeklerde kısırlık nedeni olabiliyor.

Erkek kısırlığı genetik mi?

Eğer hastada kromozom anomalisi varsa, bu babadan oğula da geçiyor. Eğer genetik bir bozukluk söz konusu değilse, kısırlık tedavisi ile baba olan bir erkeğin çocuğunda aynı sorun yaşanacak diye bir şey yok.
Özellikle mikro tese yöntemi, artık testisinde hiç spermi bulunmayan erkeklerin de yüzünü güldürüyor!

1. Mikroskopla sperm avı

MERAK EDİLENLER
Tüp bebek yöntemlerine geçilmesi gereken çiftlerde erkek eğer normal yollarla verdiği menide tüp bebek yöntemi için yeterli sayıda sperm sağlayamıyorsa testisten sperm alınması gerekiyor. Ancak kısırlık sorunu yaşayan erkeklerin yüzde 10′unun testisinde hiç sperm bulunamıyor. Günümüzde geliştirilen modern teknikler sayesinde artık menisinde sperm olmayan erkeklerin de çocuk sahibi olma şansları var. Günümüzde erkek kısırlığının tedavisinde kaydedilen en önemli İlerleme de, testisten sperm elde etme sırasında mikroskop kullanılması. Menisinde sperm çıkmayan erkeklerin testisinde sperm üretimi yeterli değilse testisten cerrahi yöntemlerle sperm arayıp bulmak söz konusu. Bu yöntem daha önce çıplak gözle yapılırken son yıllarda mikroskop altında yüzde 20-25 büyütme ile gerçekleştiriliyor. Mikroskop altında sperm içeren kanalcıklar daha beyaz ve geniş gözüküyor. Bu yöntemde testisten alınan doku daha az olduğu İçin testisin damarlarına daha az zarar veriliyor.Uzmanımıza göre yöntemin bir diğer avantajı da testisten sperm bulunamayan grupta bile yüzde 25 oranında sperm bulma şansını sunması. Uzmanımız da bu yöntemle elde edilen testis dokusunun embriyolog tarafından özel bir şekilde incelendiğini belirterek şunları söylüyor: “Embriyolog da titizlikle dokuda sperm arıyor. Yapılan incelemeler sonucunda hücrelerde sperm bulunursa ya hemen mikroenjeksiyon yöntemine başvuruluyor ya da spermler daha sonra kullanılmak üzere donduruluyor”
Mikro tese yöntemiyle testisinde sperm üretimi az olan grupta yüzde 75, sperm üretiminin duraksadığı grupta yüzde 50 ve biyopside testiste üreme hücrelerinin saptanamadığı grupta ise 25-30 oranında sperm elde etme şansı var. Ayrıca gelişen bu yöntemler sayesinde testisier sperm elde etme sırasında daha az zarar görüyor. Uzmanlarımız, günümüzde erkek kısırlığının tedavisine yönelik bir başka önemli gelişmenin de genetik testler olduğunu belirtiyorlar.

2. Genetik testler

Üroloji uzmanları menisinde hiç spermi olmayan bir erkeğe üç genetik testin uygulanması gerektiğini belirtiyor:

1 – Seks kromozomları tayini

2 – Y kromozomunda silinmelerin tayini,

3 – Vaz Deferenslerl (Testisin sperm taşıyan kanalları) elle muayenede tespit edilemeyen hastalarda kistik fibrozls hastalığına ait gen farklılaşmalarının tayini.

Bu testlerde genetik bir bozukluk saptandığı takdirde, embriyoya sağlıklı spermler transfer ediliyor. Böylece çiftlerin sağlıklı bir çocuğa sahip olmaları sağlanıyor.
a- Seks kromozomları tayini: Erkek kısırlığının tedavisindeki önemli bir gelişme, spermlerin taşıdıkları genetik yükün sağlıklı olup olmadığını belirleyen tanı metotları. Özellikle azospermik, bir başka deyişle menisinde sperm hücresi bulunmayan erkeklerde genetik bozukluk söz konusu olabiliyor. Uzmanımız, günümüzde geliştirilen ve uygulaması son derece kolay olan bir test ile erkeğin kromozom yapılarının kontrol edilebildiğini belirterek, “Böylelikle erkekte genetik bir hastalık olup olmadığı tespit edilebiliyor” diyor.

Bu genetik hastalıklar içinde tıp dünyasında en çok bilineni ise Klinefelter Sendromu. Sağlıklı erkeklerde 46 XY, kadınlarda 46 XX şeklinde kromozom yapısı mevcut. Klinefelter Sendromu’nda ise erkeklerde 47 XXY şeklinde bir X daha fazla bulunan genetik yapı var. Uzmanımız, bunun da erkeklerde azospermiye, bir başka deyişle menisinde hiç spermin olmamasına yol açtığını söylüyor. Klinefelter sendromu gibi genetik hastalıklar doğacak olan erkek çocuğuna da geçebileceği İçin, azospermlk baba adaylarına kromozom tayini yapılması son derece önemli, b- Y kromozomunda genetik silinmelerin tayini: Y kromozomunun uzun kolundaki bazı bölgeler sperm yapımı ile İlişkili. Burada sperm yapımı İle ilgili olarak AZFa, AZFb ve AZFc olmak üzere başlıca üç bölge bulunuyor.

 

Yorumlar

Bu konuya henüz yorum yapılmamış.

(Yorumlara kapalı)