Uzmanlar Türkiyede Tüp Bebek İçin Ne Diyor?

Türkiye için durumun ne olduğunu kısırlık tedavisi ve tüp bebek çalışmaları yapan merkezlerin uzmanlarına sorduk.

Kendilerine iki soru yönelttik:

1. Ülkemizdeki erkeklerin sperm oranında bir düşüş var mı? Varsa neye bağlıyorsunuz?

2, Sizce kök hücre tedavisi alternatif bir hamilelik yöntemi olabilir mi?
Uzmanlarımızın verdiği yanıtlar:

ilk uzmanımıza göre; “Tıp dünyası mutlaka başaracaktır”

1. Yıllardır böcek ilaçlarının, J kurşun ve kadmiyum gibi bazı ağır metallerin testisin işlevini bozduğu, çok sıcak ortamlarda çalışan erkeklerin, örneğin ağır metal işçilerinin, uzun yol şoförlerinin ve hamamda çalışanların sperm kalitelerinin bozulduğu biliniyordu. 2003 yılında İtalya’da yapılan araştırmalar sonrasında, çevresel kirliliğin spermi olumsuz etkilediği yönünde yıllardır şüphede kalan fikirler de netleşti. Ayrıca yapılan son araştırmalar, egzoz dumanının sperm hareketlerini azalttığını ve spermde hamileliği sağlayan ileri hareketlilik ile hareket hızını azalttığını ortaya koydu. Devamlı oturur pozisyonda çalışmanın belden aşağıdaki bölgede ısıyı çok artırdığı ve bunun da spermi bozduğu tespit edildi. İşte tüm bu faktörlerin etkisiyle spermlerin sayısında, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yüzyıl öncesine nazaran yaklaşık yüzde 50 azalma var.

2. Günümüzde sperm sayısının düşmesiyle ilgili maalesef çok fazla tedavi seçeneği yok. ilaçlar ve ameliyatlar genellikle başarısız oluyor. Bu nedenle tüp bebek merkezimize başvuran çiftlere aşılama veya mikroenjeksiyon yöntemlerini uyguluyoruz. Henüz bilimsel araştırma düzeyinde olan bu tedavi yöntemi bizi heyecanlandırıyor. Çünkü bundan 25 yıl önce bile tüp bebeğe hayal diye bakıyorduk. Ancak şimdi tüp bebek konusunda çok başarılı çalışmalar gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla kök hücre tedavisiyle ilgili araştırmalar başarıyla tamamlanırsa ki tıp dünyası bunu mutlaka başaracaktır, spermsiz doğumun ileride alternatif bir yöntem olacağını düşünüyorum.

İkinci uzmanımıza göre; “Bir şey söylemek için çok erken”

1. Son yıllarda, kısırlık nedeniyle tüp bebek merkezimize başvuran çiftlerde artış var hiç kuşkusuz. Ancak bunun
nedenini sperm sayısının azalmasına bağlayamayız. Ben bu artışı, tedavi fiyatlarının düşmesi, insanların bilinçlenmesi ve bu tür tüp bebek merkezlerin artık daha rahat ulaşılabilir durumda olmasına bağlıyorum. Sperm sayısının düştüğünü savunanlar olsa da, bunun tam tersini düşünenler de var. Dolayısıyla tıp dünyasında ortak bir karar olduğunu söylemek yanlış olur. Örneğin Singapur’da yapılan çalışmalarda sperm sayısında düşüş tespit edilmemişken, Yunanistan’da ise erkeklerin spermlerinde azalma olduğu belirlenmiş. Amerika’da gerçekleştirilen araştırmalar da sperm sayısında bölgesel farklılıkların mevcut olduğunu ortaya koyuyor. Bu da bize sperm sayısında ırk, mevsim, coğrafi bölge ve meslek grubunun etkili olduğunu gösteriyor.

2. Kök hücre tedavisi henüz araştırma safhasında. Şu an bir şey söylemek için çok erken.

Üçüncü uzmanımıza göre; “Kök hücre tedavisinin sakıncaları olabilir”

1. Çevre kirliliği, hayat şartlarının yarattığı stres gibi etkenler, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sperm sayısının düşmesine yol açıyor. Dolayısıyla tüp bebek merkezlerine başvuran çiftlerin sayısında artış gözleniyor. Ancak merkezlere başvuran erkeklerin sayısındaki artışın bir başka önemli nedeni de, artık bu konuda utangaçlık duygusunun ortadan kalkması. Eskiden kısırlık sorunu erkekten kaynaklandığında hasıraltı ediliyordu. Günümüzde ise erkekler bilinçlendiği için artık utanmıyor ve tedavi olmak için hemen bir doktora başvuruyor. Menisinde spermi olmayan erkeklerin testislerinden sperm bulup, mikroenjeksiyon yöntemiyle hamilelik elde edilebiliyoruz. Ancak testisinde de sperm yoksa, bu konuda yapabileceğimiz bir şey maalesef yok.

2. Kök hücre tedavisi ise çok yeni bir yöntem ve henüz bilimsel deney aşamasında. Sonuçları hakkında elimizde yeterli veri yok. Bu yönteme ilerisi için potansiyel bir yenilik olarak bakmamız, ancak çok fazla da bel bağlamamız gerekiyor. Çünkü yöntemin tıbbi açıdan sıkıntıları var. Örneğin kök hücre tedavisiyle doğacak bebeklerin ileride ne gibi problemlerle karşılaşabileceğini bilmiyoruz.

Dördüncü uzmanımıza göre ise; “Umut veren bir gelişme”

1. Hava kirliliği ve egzoz dumanının, özellikle erkeklerde sperm faaliyetlerini azalttığı ve hatta durdurduğu biliniyor. Bir başka sorun da, hormonlu besinler. Fazla tüketilen hormonlu besinler, özellikle etler, erkekte östrojen hormonunu artırarak sperm faaliyetlerini baskılayıcı rol oynuyor. Bunların yanı sıra manganez, civa ve kurşun atıklarıyla, kirlenen denizlerden temin edilen midye ile karides gibi kabuklu mahsuller ve yağ dokusu fazla olan somon balığında bu gibi atıklar depolanıyor. Dolayısıyla bu tür besinler sık yenildiğinde sperm sayısını olumsuz yönde etkiliyor. Ayrıca dar pantolonlar spermin oluşmasıyla ilgili hücrelere baskı yaparak sorun yaşanmasına neden olabiliyorlar. Çağımızın bir başka sorunu da, stres. Yoğun yaşam temposu arasında stresin etkisi altında kalan erkeklerde zamanla psikolojik bozukluklar gelişebiliyor. İşte bu noktada kullanılan antidepresanlar da yine sperm faaliyetlerini azaltan etkenler arasında yer alıyor.

2. Tüm dünyada klonlamanın önü kapandığı için, bilimadamları kök hücrelerinin sperme dönüştürülmesi için çalışmalar yürütüyorlar. Kök hücre, vücudun birçok dokusunda bulunup her türlü hücreye dönüşebilme özelliğine sahip. Bu özellik, kök hücrelerin sperme dönüşebilme olanağını sağlıyor. Önemli olan, bu kök hücrelerin sperm yerine kullanılabilmeleri sırasında meydana gelebilecek birtakım zorluklarla başa çıkmak. Yani, kromozom sayısının yarıya indirilmesi, yaşatılabilmesi ve sperm yerine yumurtayı dölleyebilme kapasitesinde ne denli başarılı olunabileceği önemli. Bilimsel çalışmalar sonucunda belki de yakın gelecekte sperme ihtiyaç kalmadan çiftler çocuk sahibi olabilecekler”

 

Yorumlar

Bu konuya henüz yorum yapılmamış.

(Yorumlara kapalı)